INFERNO KANTO 24
HIRSIZLAR
Baharın gelişi ve gece gündüzün eşitlenmesiyle sevinen çiftçi,
Nasıl bir sabah kalktığında yerde kar görür,
Koyunlarının huzursuz bağırışlarını duyarak, endişelenir,
Sonra biraz evde vakit geçirip, yeniden
dışarı baktığında,
Gördüğünün kar değil de, kırağı olduğunu,
Kırağının güneşi görünce eriyip, çimenin yeşerdiğini görüp, sevinirse;
Rehberim de öyle oldu; önce omuzları düştü, -Ben endişelendim- sonra yüzü aydınlandı.
Bana yine onu ormanda ilk defa gördüğüm zaman ki gibi gülümseyerek baktı.
Kayalara bakarken bir plan yapmıştı. Hemen dönüp, beni kucakladı,
O yıkılmış kayaların arasından yukarı taşıdı.
Tepedeki kayanın üzerine bırakırken, “Dikkat et, ağırlığını çekecek mi
bakalım?” dedi
Kurşunlu cüppe giyen, ikiyüzlülerin tırmanamayacağı kadar dik bir yokuştu
bu.
Biz ikimiz güçlükle tırmanmıştık;
Az daha geri dönüyordum, nefes nefese
kalmıştım. Yere çöktüm;
“Kalk, durulacak zaman değil şimdi! Ayağa kalk, soluklan, bütün kuvvetini topla,
Yoksa çöker kalırsın burada. Daha tırmanacak çok yer var; bu kadarı yetmez
Buraya kadar geldin, diğer yerleri de görmelisin ki, faydası olsun.” dedi rehberim.
Kuvvetli görünmeye, nefes nefese
olduğumu belli etmemeye çalıştım.
“Siz önden buyurun, ben geliyorum” dedim.
Zorlukla ikinci tırmanışa başladık. Burası dar, daha dik bir yokuştu,
Taşlar öncekilere göre daha tehlikeli, yuvarlanacak gibiydi.
Bayılacak gibiydim ama yola devam ettim.
Bir sonraki çukurdan sesler geliyordu, ne dedikleri anlaşılmıyordu,
O sırada Bilge, iki çukur arasındaki en yüksek noktaya varmıştı bile.
Aşağıdan gelen ses öfke doluydu;
Sesin geldiği yere baktım ama karanlıktı göremiyordum.
Biraz daha ileri gidip, bakınca çukurun ne kadar derin olduğunu anladım.
Çukurun dibi yılan doluydu.
Bu kadar çok akrep, böcek, yılan Libya çöllerinde bile bulunmaz.
Kanım dondu korkudan. Günahkârlar
korkuyla kaçışıyorlardı.
Sığınacak bir delik bile yoktu. Üstelik hepsi çıplaktı.
Elleri arkadan bağlı, vücutlarına yılanlar dolanmış, ıstırap halindeydiler.
Biri önümüzden kaçmaya çalışırken, bir yılan geldi sıçradı, şah damarından ısırdı onu.
Günahkâr alevlerin içinde kaldı, sonra kül halinde yere yığıldı.
Zümrüdü Anka kuşu gibi tekrar küllerinden doğdu, bir krizden kurtulmuş gibiydi,
Ayağa kalktı durumu anladı ve yeniden eza
çekmeye başladı.
Rehberim ona kim olduğunu sordu.
“Toscana’ dan yeni geldim” dedi pek isteksiz. “Vanni Fucci’ yimdim ben,
Katır gibi kuvvetliydim ama kötü hayatı tercih ettim”
Rehberime, “Ne suçtan burada olduğunu sorar mısın?
Onu çok öfkeli, kan döken biri olarak tanıyordum” dedim.
Bu sözlerden rahatsız olan günahkâr, bana utanarak baktı;
“Beni bu halde görmen, öldüğüm günden daha beter oldu benim için.
Ama doğrusunu söylemeye mecburum.
Kiliseyi soyan bendim; onun için Cehenne’ in dibine düştüm
Başkaları suçlandı o iş için. Sen, eğer buradan kurtulacak olursan;
Başına neler geleceğini söyleyeyim. Aç kulağını da dinle: Pistoia Siyahlardan temizlenecek;
Sonra Floransa’da iktidardaki parti değişecek.
Kanunları da değiştirecekler, savaş çıkacak. Bütün Beyaz Guelp’ler yaralanacaklar,
Bunları üzülesin diye söylüyorum...”
YORUM
Dante, Virgil ’in kızmasından dolayı üzülür ama sonra tekrar rehberinin
gülümsemesiyle mutlu olur, kendisini hava soğuduğu için önce üzülen sonra
güneşin açmasıyla sevinen bir çiftçiye benzetir. Çünkü Virgil ‘in kendisine
moral vermesi önemlidir. Cehennem ’de hep iniş çıkışlar görüyoruz. Önce çukura
iniliyor, sonra tekrar o çukurdan çıkmak için yukarı tırmanılıyor, iki çukur
arasındaki köprü vazifesini gören bir kısımdan geçiliyor ve bir sonraki çukura
iniliyor. Bunlar da bazen zahmetli oluyor. Özellikle tırmanma faslı. Oradaki
taşlar yuvarlanacak gibi olduğu için, Dante bastığı yere dikkat etmek zorunda. Yukarı
güçlükle çıktıktan sonra, köprüden diğer çukura baktıklarında dibinin
yılanlarla dolu olduğunu görüyorlar. Hırsızlar sinsice iş gördükleri için,
bulundukları çukurda sinsiliği temsilen yılan ve sürüngenlerle dolu.
Günahkârlar çıplak ve vücutlarına yılanlar dolanmış, yılanlar tarafından
sokulunca, baygınlık ve nöbet geçiriyorlar.
Bunlar içinde birisine Dante kim olduğunu soruyor ve Toskanalı Vanni Fucci
olduğunu anlıyor. Öfkeli bir adam olarak hatırladığı Vanni ’nin niye burada
olduğunu merak eden Dante, adamın hırsızlık yüzünden orada bulunduğunu anlıyor.
Ruh, ona burada yakalanmanın kendisi için ölümden beter olduğunu söylüyor ve
Dante için kötü kehanette bulunuyor. Vanni’ nin kötülüğü sözlerine yansıyor, “bunları
sen üzülesin diye söylüyorum” diyor çünkü, döndüğü zaman Dante’nin bunları
dünyada anlatmasından korkuyor. Vanni’ nin kehanete göre Dante’nin partisi
Beyazlar Floransa’dan kovulacaktır.

Comments
Post a Comment